İnternette Kaybolan Kadının Günlüğü #8

Revna 

🧭 Forum Koordinatör
Forum Koordinatör
♛
Lv.
2
Geyik Üyesi
★ Seviye 2
XP 20 / 100 XP
20%
70 Mesaj
Sonraki 150
◆ Daha fazla mesaj, daha yüksek seviye!
🐇 İnternette Kaybolan Kadının Günlüğü #8 — Beynim Otomatik Pilotta, Şikâyetim Var!



🔎 Nereden Çıktı Bu?

Geçen bölümde rüyada olduğumuzu nasıl anlayabileceğimizi araştırıyorduk.Sonra aklıma gündüz yaşadığım bir olay geldi.

Geçen gün bir yere gitmek için evden çıktım. Yürüdüm, yolu geçtim.Bir ara telefonuma baktım.

Sonra bir baktım, varacağım yere gelmişim.Ama yol boyunca ne düşündüğümü sorsan…Yok…

Yolun bazı kısımları sanki hafızamda hiç kaydedilmemiş.

Ben oradaydım. Ayaklarım yürüyordu. Gözlerim çevreyi görüyordu.Ama zihnim başka bir yerdeydi.



NEREDEYDİM KARDEŞİM?

Beden burada, beyin başka sekmede.Üstelik hangi sekmede olduğunu da bilmiyoruz.

Araştırma konusu belli: İnsan beyni neden bazen otomatik pilota bağlanıyor?



🐇 Deliğe İlk Adım

Meğer bu durumun arkasında alışkanlıklar ve otomatikleşmiş davranışlar olabiliyormuş. Bir işi defalarca yaptığında onu gerçekleştirmek için her adımı baştan sona bilinçli şekilde düşünmen gerekmeyebiliyor.

Mesela diş fırçalamak. İlk kez diş fırçaladığın günü hatırlıyor musun?

Muhtemelen hayır.

Ama düşün: Elinde fırça, karşında lavabo, ağzında macun…

Bütün hareketleri tek tek planlamıyorsun. Çünkü alışkanlıklar sayesinde birçok davranış daha az bilinçli çabayla gerçekleşebiliyor.

Aynısı bildiğin bir yolda yürürken de olabiliyor.Beyin her adımı yeniden hesaplamak yerine öğrenilmiş düzenlerden yararlanıyor.

Aslında bu oldukça kullanışlı.

Yoksa sabah kalkıp çorap giyerken bile kullanım kılavuzu okumamız gerekirdi.Sol ayağa çorap takma işlemi başlatılıyor. Lütfen yüzde 38'de bekleyiniz.



🌀 İşler Karışıyor

Sonra fark ettim ki mesele yalnızca alışkanlık değil.Bir de zihnin gezinmesi var. İngilizcesiyle mind-wandering. Yani yaptığın işle doğrudan ilgili olmayan düşüncelere dalman.

Mesela bulaşık yıkıyorsun. Bir anda aklına yarın yapacağın iş geliyor. Oradan geçen hafta yaşadığın bir olay. Sonra o olayda neden öyle cevap verdiğin. Sonra keşke başka türlü söyleseydim düşüncesi.

Ardından beş yıl önce söylediğin başka bir şey.

Ve bir anda:

“Ben neden yine bunu düşünüyorum?”

Çünkü zihnimiz yalnızca dış dünyaya odaklanmıyor; geçmişi değerlendirebiliyor, geleceği planlayabiliyor, ihtimaller üretebiliyor. Bunlar bazen çok işe yarıyor.

Bazen de insanın elindeki bulaşık süngerini beş dakikadır aynı tabağa sürtmesine neden oluyor.

Tabak temiz.

Sünger yorgun.

Zihin ise 2018'deki bir tartışmayı yeniden yargılıyor.

Mahkeme hâlâ açık.


🤨 Buraya Nasıl Geldik?

Buradan beynin enerji tasarrufuna geldim. İnsan beyni vücudun enerjisini kullanan önemli organlardan biri. Bu yüzden öğrenilmiş davranışların otomatikleşmesi, her seferinde aynı hareketleri bilinçli olarak planlama ihtiyacını azaltabiliyor. Ama burada küçük bir yanlış anlaşılmayı düzeltelim:

Beyin otomatik pilota geçerken gerçekten kapanmıyor. Yaptığın işe göre çevreyi izlemeye ve gerektiğinde tepki vermeye devam edebiliyor. Yalnızca dikkatinin tamamı yaptığın işte olmayabiliyor.

Örneğin tanıdık bir yolda yürürken aklın başka yerde olabilir. Ama aniden önüne bir engel çıktığında dikkatini tekrar çevrene verebilirsin. Tabii bu, dalgınken her zaman güvende olduğun anlamına gelmez. Özellikle araç kullanırken veya tehlikeli işlerde dikkatini işe vermek önemli.

Neyse.

Benim merak ettiğim başka bir şey var. Madem beyin alışkanlıkları otomatikleştirebiliyor…

Neden bazı kötü alışkanlıkları bırakmak bu kadar zor?

İşte orada işler karışıyor.

Sabah erken kalkmak istiyorsun , alarmı kuruyorsun.

Gece erkenden yatmaya karar veriyorsun.

Sabah alarm çalıyor.

Elin otomatik olarak telefonu buluyor.Alarmı kapatıyorsun.

Bir de bakmışsın, kendine verdiğin sözün üzerinden 40 dakika geçmiş.



Beyin:
“Günaydın.”

Ben:
“Niye kaldırmadın beni?”

Beyin:
“Ben kaldırmadım mı?”

Ben:
“ALARM SENİNKİ DEĞİL MİYDİ?”

Beyin:
“Yeni konuya geçelim mi?”



🏁 Deliğin Dibinde

Burada alışkanlıklarla ilgili önemli bir şey öğrendim.Bir davranışın tekrar tekrar yapılması, belirli koşullarda onun daha otomatik hale gelmesini sağlayabiliyor.

Örneğin eve gelince anahtarı hep aynı yere bırakıyorsan, zamanla bunu düşünmeden yapabilirsin.Ama bir gün anahtarı başka bir yere bırakırsan…Ertesi sabah evden çıkarken küçük bir dedektiflik operasyonu başlar.

Salon incelenir.

Mutfak sorgulanır.

Mont cepleri aranır.

Bütün aile şüpheli konumundadır.

Sonunda anahtar buzdolabının üzerinde bulunur.

Beyin, otomatik pilota bağlanmış ama yanlış piste inmiş.

Alışkanlıkları değiştirmek de bu yüzden bazen zor olabiliyor. Çünkü yalnızca bir davranışı bırakmaya çalışmıyoruz; o davranışı tetikleyen ortamı, zamanı ve alışılmış tepkiyi de değiştirmemiz gerekebiliyor. Ama bu imkânsız değil.

Küçük değişiklikler, hatırlatıcılar ve yeni bir davranışı tekrar etmek yardımcı olabilir.

Yani sabah telefonu eline alıp sosyal medyada kayboluyorsan telefonu başka bir yere koymak, yalnızca iradene güvenmekten daha işe yarar bir başlangıç olabilir.

Tabii ben bunu araştırırken telefondan yazı okuyordum. Kendi kendime verdiğim tavsiye karşısında kısa bir sessizlik oldu. Sonra ekranı biraz daha aşağı kaydırdım. İnsan kendine bile tavsiye verip dinlemeyebiliyor.


⏱️ Kaybedilen Zaman

Başlangıçta bir yere giderken yolun bazı kısımlarını neden hatırlamadığımı merak ediyordum.

Şimdi alışkanlıklara, otomatik davranışlara, dikkat dağınıklığına ve zihnin gezinmesine geldim.

Ama bir şey hâlâ aklımı kurcalıyor:

Bazen bir işe odaklanmak için kendimizi paralıyoruz. Bazen de bir işi yaparken aklımız yüzlerce farklı yere gidiyor.Üstelik bazı günler bir saat boyunca çalışmışız gibi hissediyoruz ama ortada doğru düzgün iş yok.

Bazı günler de bir işe öyle dalıyoruz ki zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Zaman mı değişiyor, yoksa bizim zaman algımız mı?

Bak ;

Yeni bir soru çıktı.

Telefonun şarjı yine azalıyor.

Çay yine soğudu.

Ben hâlâ bilgisayar başındayım.

Bu serinin en büyük başarısı, araştırdığım konulardan hiçbirini hayatımda uygulayamamış olmam olabilir.


🚪 Çıkış Kapısı

Tam çıkarken kendime bir söz verdim.

Bugün telefonu daha az kullanacağım.

Yapmam gereken işleri bitireceğim.

Dikkatimi dağıtmayacağım.

Sonra saate baktım.

Saat 12.15.

Bir dakika sonra tekrar baktım.

12.16.

Zaman neden bazen su gibi akıyor da bazen geçmek bilmiyor?

Mesela sevdiğin bir arkadaşınla sohbet ediyorsun.

Bir bakmışsın üç saat geçmiş.

Ama sırada bekliyorsun.

Henüz dört dakika olmuş.


DÖRT DAKİKA MI?

Ben burada yaşlandım.

Sıra hâlâ ilerlemedi.

Beyin:
“Zaman görecelidir.”

Ben:
“Güzel. O zaman şu sırayı biraz hızlandır.”


Beyin:
“Ben fizikçi değilim.”

...

Tamam. Bunu da araştıracağız.



🐇 Devam edecek.
 
  • Geri
    Üst