☕ Geyik Cafe
Dilediğin ikramı seç ve anında gönder!
☕ Sıcak İçecekler
🥤 Soğuk İçecekler
🍷 Bar Seçenekleri
♛
Lv.
2
Geyik Üyesi
★ Seviye 2
XP
19
/
100
XP
19%
69
Mesaj
Sonraki
150
◆
Daha fazla mesaj, daha yüksek seviye!
İnternette Kaybolan Kadının Günlüğü #7 — Rüyamı Yönetebiliyor Muyum, Yoksa Beyin Yine Kafasına Göre mi Takılıyor?
Nereden Çıktı Bu?
Geçen bölümün sonunda rüyalarımızı hatırlamaya karar vermiştim.
Bir de bilinçli rüya diye bir şey öğrendim.Yani rüya görürken rüyada olduğunu fark ediyorsun.Şimdi düşününce kulağa müthiş geliyor.
Bütün gün başkalarının kurallarına göre yaşıyorsun.İş var, güç var, faturalar var, yapılacaklar listesi var…
Sonra gece yatıyorsun.
Ve diyorsun ki: “Bu gece kendi dünyamı kendim yöneteceğim.”
İlk iş uçmak.
İkinci iş, istediğim yerde olmak.
Üçüncü iş…
Bir dakika.
Madem rüyadayım, neden hâlâ yapılacaklar listesi hazırlıyorum?
Beyin, bari burada mesai yaptırma.
Deliğe İlk Adım
Araştırmaya başladım.Bilinçli rüya, yani lucid dream, gerçekten incelenen bir konuymuş.
İnsan bazen rüya gördüğünü rüyanın içindeyken anlayabiliyor.
Hatta bazı kişiler rüyalarının akışını kısmen yönlendirebildiklerini anlatıyor.Ama önemli bir ayrıntı var:
Rüyada olduğunu anlamak, rüyadaki her şeyi kontrol edebileceğin anlamına gelmiyor.
Yani rüyada olduğunu fark edip gökyüzüne bakabilirsin.
“Şimdi uçacağım!” diyebilirsin.
Kollarını açabilirsin.
Koşabilirsin.
Zıplayabilirsin.
Ve…
Yere düşebilirsin.
Beyin:
“Uçuş talebiniz değerlendirmeye alınmıştır.”
Ben:
“Ne zaman sonuçlanır?”
Beyin:
“Rüyanın sonuna doğru.”
İşler Karışıyor
Burada internette karşıma bir sürü yöntem çıktı.Gün içinde gerçeklik kontrolü yapmak.
Rüyaları uyanır uyanmaz not etmek.
Uyku düzenine dikkat etmek.
Bunların bazıları bilinçli rüya çalışmalarında kullanılan yöntemler.
Ben de dedim ki:
“Tamam. Bunu deneyebiliriz.”
Gün içinde ara sıra kendime soracağım:
“Şu an rüyada mıyım?”
İlk denemeyi yaptım.
Elime baktım.
Beş parmak.Tamam.
Saate baktım. Saat çalışıyor.
Etrafıma baktım.İnsanlar normal davranıyor.
Sonuç:
Muhtemelen uyanığım.
İkinci deneme.
Yine elime baktım.Yine beş parmak.
Üçüncü deneme.Yine elim. Artık elimden şüphelenmeye başladım.
Bu araştırma beni kendi elimle karşı karşıya getirdi.
Sonra işin en ilginç tarafına geldim. Rüyalarımızda bazen hiç gitmediğimiz yerleri görebiliyoruz.
Bir bina.
Bir sokak.
Bir okul.
Bir ev.
Ve bazen aynı yeri tekrar gördüğümüzü hissediyoruz.
Burada küçük bir ayrım var: Bazı insanlar tekrar eden rüyalardan veya benzer mekânlardan söz ediyor; ama bu, beynin herkes için sabit bir rüya şehri oluşturduğu anlamına gelmiyor.
Yine de şu soru insanın aklını kurcalıyor:
Beynim, hiç gitmediğim bir yerin bu kadar ayrıntılı görüntüsünü nereden çıkarıyor?
Bir düşün.
Hiç yaşamadığın bir evdesin.Mutfağı var.Koridoru var.Odaları var.Belki merdivenleri bile var.
Sabah uyanıyorsun.Evin nerede olduğunu bilmiyorsun.Ama rüyada gayet normalmiş gibi dolaşıyordun.
Beyin bunu nasıl yapıyor?
Çünkü zihnimiz yalnızca yaşadıklarımızın kopyalarını oynatmıyor; daha önce gördüğümüz görüntüleri, mekânları, duyguları ve bilgileri farklı biçimlerde bir araya getirebiliyor.
Yani rüyadaki o tuhaf ev, belki de yıllar önce gördüğün bir koridorun, çocukluk evindeki bir odanın ve televizyonda gördüğün bir binanın zihninde karışmış hâli.
Beyin resmen dekor tasarımcısı.Üstelik bütçesi yok.Set ekibi yok.
Ama sabah sana üç katlı, asansörlü, içinde eski sınıf arkadaşının yaşadığı bir uzay evi teslim ediyor.
Christopher Nolan, sakin ol.
Deliğin Dibinde
Bir de rüyalarda zaman meselesi var.Bazen rüyanın içinde sanki saatlerce dolaşmışsın gibi hissediyorsun.
Bazen de kısa bir rüyadan uyanıyorsun.
Rüyalardaki zaman algısı her zaman gerçek zamanla birebir örtüşmüyor; ama rüyaların tamamının birkaç saniyede yaşandığını söylemek de doğru değil.
Bazı deneylerde, bilinçli rüya gören kişilerin önceden belirlenmiş göz hareketleriyle rüya içindeki görevleri işaretleyebildiği gösterilmiş.
Yani araştırmacılar, uyuyan bir insanın rüya gördüğü sırada belirli işaretler verebildiğine dair kanıtlar elde etmiş.
Bir düşün.Sen uyuyorsun.Araştırmacılar seni izliyor. Sen rüyanda bir görevi yapıyorsun.Ve rüyanın içinden gözlerinle işaret veriyorsun.
Beyin, gece vardiyasında bile iletişim kurabiliyor.
Benim gece vardiyam ise genellikle şöyle:
Saat 02.00: Rüyada olduğumu fark ediyorum.
Saat 02.01: Uçmaya çalışıyorum.
Saat 02.02: Bir şekilde lise sınavına giriyorum.
Saat 02.03: Sınav kâğıdında neden ehliyet soruları var diye düşünüyorum.
Saat 02.04: Öğretmen bana bakıyor.
Saat 02.05: Uyanıyorum.
Saat 02.06: Sınavın sonucunu merak ediyorum.
Beynim senaryo yazmayı bırakıp biraz dinlenebilir mi?
Kaybedilen Zaman
Başlangıçta yalnızca rüyaları kontrol edip edemeyeceğimizi merak ediyordum.
Şimdi bilinçli rüyalara, uyku araştırmalarına, hafızaya ve beynin mekânları nasıl birleştirdiğine geldim.
Ama en büyük sorum hâlâ cevap bekliyor:
Madem beynimiz bize böylesine gerçekçi bir dünya kurabiliyor…
Neden rüyada bir şeylerin ters gittiğini çoğu zaman fark etmiyoruz?
Rüyada yıllardır görmediğin arkadaşınla karşılaşıyorsun.Yanında bir penguen var.
Penguen sana vergi borcunu soruyor.Sen de gayet ciddi cevap veriyorsun. Bir insanın yanında penguen görmenin tuhaf olduğunu düşünmüyorsun bile.Ama uyanınca:
“Ben ne yaşadım?”
diye soruyorsun.
Beyin, mantık denetimini gece kapatıyor olabilir mi?
Yoksa rüyanın içinde, yaşadıklarımızı sorgulama biçimimiz mi değişiyor?
İşte bunu merak ettim.
Ve tabii ki araştırmaya devam ettim.
Çıkış Kapısı
Tam çıkacaktım.
Sonra aklıma daha büyük bir soru geldi.
Rüyada olduğumuzu anlamak için neden rüyanın saçma olmasını bekliyoruz?
Gündüz de bazen otomatik pilotta yaşıyoruz.
Bir yere gidiyoruz, sonra nasıl geldiğimizi tam hatırlamıyoruz.
Bir cümle okuyoruz, sonuna gelince başını unuttuğumuzu fark ediyoruz.
Bir odaya giriyoruz ve neden girdiğimizi unutuyoruz.
Bunlar tek başına rüyada olduğumuz anlamına gelmiyor elbette.
Ama insanın aklına şu geliyor:
Zihnimiz bazen uyanıkken de neden yaptığımız şeyin farkında değilmişiz gibi davranıyor?
...
Hayır.
Bu soru tehlikeli.
Bunun cevabı dikkat, alışkanlıklar ve otomatik davranışlara çıkacak.
Oradan beynin enerji tasarrufuna gideceğiz.
Sonra muhtemelen neden aynı yolu her gün giderken çevredeki dükkânları fark etmediğimizi araştıracağız.
Sonra şehirlerin nasıl tasarlandığına geçeceğiz.
Sonra…
YETER. İNTERNETİ KAPAT.