İnternette Kaybolan Kadının Günlüğü #4

Revna 

🧭 Forum Koordinatör
Forum Koordinatör
♛
Lv.
2
Geyik Üyesi
★ Seviye 2
XP 14 / 100 XP
14%
64 Mesaj
Sonraki 150
◆ Daha fazla mesaj, daha yüksek seviye!

🐇 İnternette Kaybolan Adamın Günlüğü #4 — Aklımın Ucunda Ama Nerede?​


🔎 Nereden Çıktı Bu?​


Geçen bölümde bir şarkının beynimize nasıl yapıştığını araştırıyorduk.

Sonra aklıma şu geldi:

Madem beynimiz istemediğimiz bir şeyi saatlerce hatırlayabiliyor, istediğimiz şeyi neden hatırlayamıyoruz?

Mesela birinin adını biliyorum.

Kesin biliyorum.Yüzü gözümün önünde.Nerede tanıştığımızı biliyorum.Hatta o insanın bana söylediği bir cümleyi bile hatırlıyorum.

Ama adı?
Yok.

Beynimde bir yerde.Ama ulaşamıyorum.Tam dilimin ucunda.


Ama dilimin ucundaki şey neden hiçbir zaman ağzımdan çıkmıyor?

Araştırmaya başladım.




🐇 Deliğe İlk Adım​


Meğer bunun da bir adı varmış:

“Dilimin ucunda” fenomeni.

İngilizcesi tip-of-the-tongue phenomenon.

İnsanların yaşadığı oldukça normal bir durum.

Beyin aslında bilgiyi tamamen kaybetmiş olmayabiliyor.

Bilginin bazı parçalarına ulaşabiliyoruz ama kelimenin kendisine ulaşamıyoruz.

Mesela:

“Şu oyuncunun adı neydi ya?”

“Şey…”

“Uzun boylu olan…”

“Bir filmde oynuyordu…”

“Yok yok, diğer film…”

“Adı neydi bunun?”

Ve en sonunda:


“Ya biliyorum ben bunu!”

Beyin:
“Ben de biliyorum.”


Ben:
“O zaman söyle.”


Beyin:
“…”



🌀 İşler Karışıyor​


İşin komik tarafı şu:

Bazen kelimeyi hatırlamaya çalıştıkça daha da zorlaşıyor.Çünkü beynin üzerine baskı kuruyoruz.

“Hatırla.”

“Hatırla.”

“Hatırla.”

“NEYDİ?”

Ve beyin sanki bilgisayar gibi:


Aranıyor…

Aranıyor…

Aranıyor…

Sonuç bulunamadı.


Sonra vazgeçiyorsun.

Duşa giriyorsun.

Bulaşık yıkıyorsun.

Markete gidiyorsun.

Ve bir anda:


“TARKAN DEĞİL, O DEĞİL! ŞU ADAMIN ADI…!”

Kelime pat diye geliyor.

Çünkü artık aramıyorsun.

İşte burada iş daha da ilginçleşiyor.




🤨 Buraya Nasıl Geldik?​


Beynin bazen bir problemi çözerken onu bilinçli olarak düşünmeyi bırakınca çözmeye devam edebiliyor.Yani sen:

“Boş ver.”

dediğinde beynin:

“Tamam, ben hallederim.”

diyor olabilir.

Sen hayatına devam ederken arka planda küçük bir memur çalışıyor:

“Efendim aradığımız kelimeyi buldum.”
“Şimdi mi söyleyelim?”
“Yok, biraz bekle.”
“Kişi markete girsin.”
“Anlaşıldı.”

Ve tam kasada ödeme yaparken:

“BULDUM!”




🏁 Deliğin Dibinde​


Buradan hafızanın nasıl çalıştığına geldik.Ve hafızanın bir çeşit depo olmadığını fark ettim.

Yani beynimizde bütün anılarımızın düzgünce dizildiği bir arşiv odası yok.

“2008 klasörü.”

“Üniversite klasörü.”

“İlk aşk klasörü.”

“Geçen hafta neden sinirlendiğimi hatırlamıyorum klasörü.”

Bunun yerine hatırlama daha çok bağlantılar üzerinden gerçekleşiyor.

Bir kelime başka bir şeyi çağırıyor.

Bir koku bir anıyı getiriyor.

Bir şarkı yıllar önceki bir günü hatırlatıyor.

Bir fotoğraf hiç düşünmediğin bir insanı aklına getiriyor.

Ve bazen de…


Bir şeyin adını hatırlayamıyorsun.

Çünkü beynin bilgiyi kaybetmemiş.

Sadece o bilgiye giden yolu o an bulamıyor.



⏱️ Kaybedilen Zaman​


Başlangıçta sadece bir kelimeyi neden hatırlayamadığımı merak etmiştim.

Şimdi hafızanın nasıl çalıştığını okuyorum.

Sonra oradan:

  • unutmanın neden olduğunu,
  • anıların neden değişebildiğini,
  • çocukluk anılarının neden bulanık olduğunu,
  • bazı kokuların neden bizi yıllar öncesine götürdüğünü
araştırmaya başladım.

Ve fark ettim ki…

İnsan hafızası düşündüğümden çok daha garip.

Bir şarkıyı istemeden hatırlıyor.

Bir ismi isteyerek hatırlayamıyor.

Unuttuğumuzu sandığımız bir şeyi yıllar sonra hatırlatıyor.

Ama dün telefonu nereye koyduğumuzu söylemiyor.

Beyin gerçekten çok ilginç bir organ.


Kullanıcı dostu değil ama.



🚪 Çıkış Kapısı​


Artık internetten çıkmaya karar verdim.

Telefonu bırakıyorum.

Sonra telefonumu nereye koyduğumu unutuyorum.

Arıyorum.

Buluyorum.

Ve tam o sırada aklıma yeni bir soru geliyor:


“Peki neden bazı anıları yıllarca unutmuyoruz da bazı şeyler birkaç dakika içinde uçup
...

🐇 Devam edecek.
 
  • Geri
    Üst